Araksa ( Araxa ) – Ören

            Araksa, Fethiye’de Evren Köyü (Ören) yakınında, Lykia, Phrygia ve Pisidia sınırları arasında kalmış antik bir kenttir.

           Araksa ismi Luwi ve Karia dillerinde “sunağı olan mabet” anlamındadır. Lykçe yazıtlarda bu kentin ismi Araththi olarak geçer. Plinius eski Likya birliğinden bahsederken bu birliğe dahil olan 36 kasaba ve kentlerin içinde Araksa’nın da olduğunu yazar. Kentin ne zaman kurulduğu bilinmediği gibi antik tarihlerde de belirgin bir bilgi verecek nota rastlanmamıştır. Yalnızca M.Ö. 2000’lerde komşusu Boubon ve Kibyra kentleri ile savaşmıştır.

          Kentten günümüze ulaşan belirgin bir kalıntı bulunmamaktadır. Yalnızca Evren (Ören) köyünün yanındaki tepenin yamaçlarında üst-üste konulmuş kayalardan yapılmış bir kalenin izleri görülmektedir. Bunun yanı sıra birkaç kaya mezarı ile Lykia tipi lahitler çevrede dikkati çekmektedir. Bizans döneminde ise bir piskoposluk merkezidir.
araxa2-turkiyetanitim

   Araksa, Ksanthos Vadisi’nin üst kuzey ucunda, dağlara yakın Ören Köyü’nde yer alır. Şehir, ismini veren birkaç yazıt yardımıyla belirlenmiştir. Ören Köyü’nde Araksa halkından Orthagoras isimli bir vatandaşın yaptığı kamu hizmetlerini anlatan uzun bir karar yazıtını saptayana dek, şehirle ilgili antik coğrafyacıların listelerinden başka bilgi bulunmamaktaydı. Bu yazıttan, M.Ö. 2. Yüzyılda,  Araksa’nın önce Boubon, daha sonra ise Kibyra ile savaşa girdiğini;  Kibyra’lıların  Araksa bölgesini  tahribe uğratıp, vatandaşlarının bir kısmını yerlerinden ettiklerini; Orthagoras’ın Likya Birliği’ne durumu şikayet etmek için elçi olarak gönderildiğini öğreniyoruz.

        Tlos ve Ksanthos’daki tiranlık girişimleri sırasında, asiler bastırılana kadar Birlik ordusunda seçkin bir şekilde görevini sürdüren Orthagoras  Likyalılar’la Termesos  arasındaki  savaşta da  bulunmuştur.  Ayrıca, Araksa’nın  Orlanda  ismindeki bir komşusunun Likya Birliği’ne  katılmasını sağlamakta rol oynamış  ve daha sonra  da  Romadan belli seferlerle görüşmelerde bulunmak üzere elçilik görevini üstlenmiştir. Bütün bunları karşılık almadan yapmış ve ülkesinin gereksinimi olan her ne ise yerine getirmiştir.
Günümüzde Araksa’dan geriye kalanlar çok değildir. Köyün içinde büyük yapıya ait kalıntılar vardır, bu yapının duvarlarından biri geniş bir açı yapmakta olup 3 m. yüksekliğindedir. Duvar örgüsü düzenli,  birbirine iyi oturan ve poligonal bir işçilik göstermektedir. Oldukça alçak olan akropolis’de,  zirveden köye doğru olan yamacında güçlü duvarın kalıntıları ve 5.5 m. yüksekliğinde bir kule yer almaktadır. Bu yapı çok büyük olup, 1.5 x 1.7 metre boyutlarında ölçülen bloklar, hemen hemen düzenli sıralar şeklinde dizilmişlerdir.

         Nehir tarafında üzerlerinde ki yazıtlar okunmayacak halde olan çok sayıda ‘Gotik’ lahit kapağı vardır, fakat en ilginçleri köyün batısında yaklaşık 1.5 km uzaklıktaki alçak bir tepenin eteğindeki kayalara oyulmuş bir düzineye yakın mezarlar grubudur. Bu mezarlar çeşitli tiptedirler.

Bir Cevap Yazın