Kaunos Kaya Mezarları Muhteşemliği sergiliyor…

Muğla tatilinde gezilmesi gereken yerlerden biri olan Dalyan’daki Kaunos Kaya Mezarları bu bölgenin en önemli simgelerinden biridir. Özellikle tekne turlarında fotoğraf çekmek isteyenler için de bulunmaz bir nimettir.

Kaunos’un ünlü kral mezarları Dalyan kasabasının hemen karşısında olmasına rağmen Köyceğiz sınırlarında kalır. Kanalın bir yanı Köyceğiz, öte yanı Ortaca’dır. Gezi kitaplarında Kaunos, Dalyan bölümünde verilir.

14592064_1801868466742186_140023230999035904_n

Kaunos diğer antik kentlerde olduğu gibi, yerleşimin dışında büyük bir mezarlığa sahip. Manzaraya doğru konumlanan mezarlık alanı içinde farklı tipte mezarlar göze çarpıyor. Dalyan ve yakın çevresinde kayalara oyulmuş onlarca kral mezarı bulunuyor. Bunlardan en dikkat çekici olanları ise krallar ve soylulara ait anıtsal kaya mezarları. Yüksek kayalara oyulan kaya mezarları bugün Dalyan’ın simgesi haline gelmiş. Mezarların, Likya tipi kaya mezarları olmasının sebebi bölgenin Karya-Likya sınırına yakınlığı. Anadolu dışında bu tipte kaya mezarlarına hiçbir yerde rastlanmamış.

Kaunos’a Dalyan’dan tekneyle de gelinebiliyor. Ören yeri iskelesinden on dakikalık bir yürüyüşle Kaunos antik kentine ulaşılıyor. Denizden yatla gelenler Delikli Ada çevresinde demirleyip tekneyle kanalı izleyerek iskeleye çıkabiliyorlar.

15099623_1141307982644159_3181458279612022784_n

Kaunos’taki antik yerleşim merkezinin hepsini bir arada görebilmeniz için mutlaka dik bir dağın tepesinde bulunan kaleye çıkmanız gerekir. Kaleden tiyatro, kilise, hamam, tapınak, havuz, Kaya mezarları, kentin çevresini çevreleyen surlar, eski liman, Dalyan, İz tuzu rahatça görünmektedir. Kalenin bulunduğu dağın güney yamacı dik bir uçurum görünümündedir. Bu nedenle kaleye tiyatronun bulunduğu yerden çıkmak gerekir.

Kaunos ticari açıdan önemli bir liman kentiydi. Zamanla denizin alüvyonlarla dolmasıyla liman özelliğini kaybetti. Tarihin babası Heredot’a göre Kaunoslular Karia’nın yerli halkındandı ama kendilerini Giritli sayıyorlardı. Coğrafyacı Strabon da Kaunos’un tersanesinin ve ağzı kapanabilen bir limanının bulunduğunu yazıyor. Kenti ikiz kızkardeşi ile uygunsuz ilişki kurduğu için sürülen Miletos’un oğlu Kaunos kurmuş. Dalyan’dan da görülebilen kaya mezarları ise MÖ. 4. yy’da yapılmış, daha sonraları Roma döneminde de kullanılmış.

14592086_595914487259499_4025294623130779648_n

Perslerin Anadolu’yu bütünüyle ele geçirmesi üzerine kent Mausolos’un yönetimine girdi. MÖ. 334’de İskender’in Persleri yenmesi üzerine Prenses Ada’nın, sonra Antigonos’un, daha sonra Ptolemaios’un yönetimine girdi. Rodos Krallığı, Bergama Krallığı ve Roma egemenlikleri altında kaldı. Limanın dolmasıyla önemini yitirmeye başladı. Akropol 152 metre yükseklikteki tepeye kurulmuştur. Surların kuzey yönünde olanı orta çağdan kalmadır. Uzun sur limanın kuzey yönünden başlayıp Dalyan Köyü’nün ilerlerindeki sarp kayalığa kadar uzanıyor. Surun kuzey kısmı Mausollos döneminde yapılmıştı. Kuzeybatı yönündekiler Hellenistik dönemdendir. Limana doğru olanlar ise Arkaik Devir’den kalmadır.

Surları ve kuleleri bütünüyle görmek için uzunca bir keşif gezisine çıkılması gerekiyor.  Kaunos antik kenti sonrasında isteyenler tekneyle Kaunos’un şimdi Sülüklü adı verilen göle dönüşen antik limanına ve Çandır köyüne çıkabilirler.

Çandır köyünün iskelesinde gezi tekneleri sıralanır her zaman. İstuzu’na yanaşan yatlara hizmet verir bu tekneler. Alır Dalyan’a ve Çamur banyosuna taşırlar yat müşterilerini.

14624492_683661451809504_2420268733344776192_n

İskelede kayalara oyulmuş kovuklar çarpacaktır gözünüze. Bunlar, Kaunos’a yük taşımak için antik limana yanaşan gemilere fener görevi gören dev ateşlerin yakıldığı kovuklardır.

Kaunos’a özgü olduğunu saptadığı tapınak cepheli kaya mezarları kentin zengin

15258567_330720070643435_712660547580985344_ngeçmişinden kalan en güçlü izler. Kaunos limanının alüvyonlarla dolması ve sıtma hastalıkları yüzünden terkedilmiş. Kaunos İ.S 1. yüzyıla kadar ünlü bir liman kenti olduğuna göre, bugünkü Dalyan Kanalı da o tarihe dek, Sülüklü Göl’e kadar gemi girişine elverişliydi. Ama çağlardan beri toprak taşıyan su, limanları gemi barındıramaz hale getirince Kaunos’lular da kentleri terk etmiş, belki de deniz kenarında, kanalı olmayan bir yere kaçmışlardır.

Bir Cevap Yazın